Selin Sunay
Diyetisyen ve Fonksiyonel Beslenme Uzmanı
2019 yılında İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldum. Mezuniyetimin ardından çeşitli kurumlarda klinik şefi ve beslenme uzmanı olarak görev yaptım.
Henüz öğrenci olduğum yıllarda yakın arkadaşımın Multipl Skleroz (MS) tanısı alması, aile geçmişimde diyabet ve tiroid hastalıklarının bulunması, bu alanlara olan ilgimi ve uzmanlaşma isteğimi derinleştirdi. 2020 yılında Fonksiyonel Tıp Diyetisyenliği, 2022 yılında ise Gastroenteroloji Diyetisyenliği eğitimlerimi tamamladım. Bugün diyabet, tiroid hastalıkları ve kilo kontrolü konusunda zorlanan danışanlara, aldığım eğitimlerin ışığında kişiye özel ve bilimsel temelli beslenme planlarıyla destek oluyorum. Beslenmeye olan bakış açım, yalnızca kilo odaklı listeler hazırlamanın ötesine geçerek; kişinin sağlık geçmişini, yaşam tarzını, biyokimyasal verilerini ve sürdürülebilirliğini birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım üzerine kurulu.
Her yaş grubundan danışanla çalışmakla birlikte; kanser, böbrek hastalıkları, diyabet, kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklar önemli bir çalışma alanımı oluşturuyor. Bu süreçlerde beslenme planları; mutlaka doktor orderları, kan tahlili sonuçları ve mevcut tedavi süreciyle uyumlu olacak şekilde hazırlanıyor. Amacım yalnızca rakamsal değerleri iyileştirmek değil, kişinin günlük yaşam kalitesini de koruyarak sağlığına destek olmak.
Son yıllarda özellikle irritabl bağırsak sendromu (IBS), SIBO ve diğer sindirim sistemi hastalıklarında beslenme, eliminasyon diyetleri ve bağırsak sağlığı üzerine yoğunlaşıyorum. Sindirim sistemi problemlerinin çoğu zaman kilo, enerji düzeyi ve bağışıklık sistemiyle doğrudan ilişkili olduğunu biliyor; bu nedenle süreci sadece “ne yenmeli?” sorusuyla sınırlamıyorum.
Zaman içinde diyet ve liste kavramına bakışım önemli ölçüde değişti. Artık temel hedefim; danışanlarımın katı listelere bağımlı kalmadan yeme farkındalığı geliştirmesi, kendi beden sinyallerini tanıması ve bu sayede kilo hedeflerine kalıcı şekilde ulaşması. Kilo verirken sosyal hayattan kopmamak, suçluluk duygusu yaşamadan yemekle sağlıklı bir ilişki kurmak benim için sürecin vazgeçilmez bir parçası.
Danışanlarımla yola çıkarken öncelikli amacım; kronik hastalıklarda değerlerin ideal aralıklara yaklaşması, kilo yönetiminin sürdürülebilir hale gelmesi ve kişinin kendi bedenine güven duymayı yeniden öğrenmesidir. Beslenmeyi bir zorunluluk değil, hayatın destekleyici bir parçası haline getirmeyi hedefliyorum.